Ve işte Ergenekon savcısı Zekeriya Öz

Temmuz 15, 2008

Ve işte Ergenekon savcısı Zekeriya Öz İlk kez medyanın karşısına çıktı… 15.07.2008 20:11 Bugüne kadar medyada tek bir fotoğrafı yer alan Ergenekon savcısı Zekeriya Öz, başsavcı Engin’le görüştükten sonra adiyeden çıkarken medyanın önüne çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı ile “Ergenekon” soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’i ziyaret etti. Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne gelen Çolakkadı ve Öz, Başsavcı Aykut Cengiz Engin’in makam odasına çıktı. Başsavcı Engin ile yaklaşık 45 dakika görüşen Çolakkadı ve Öz, daha sonra adliyeden ayrıldı. Başsavcı Engin, görüşme sonrası adliyeden çıkarken gazetecilerin soruları üzerine, görüşmenin “Ergenekon” soruşturması ile ilgili olmadığını söyledi. Başsavcı Vekili Çolakkadı da görüşmenin nedenini soran basın mensuplarına “Önemli bir şey yok. Ergenekon ile ilgili değil, bütün şeylerle ilgili görüşmeler oluyor” dedi. Savcı Öz ise “Ben hep geliyorum. Bir süredir siz göremiyordunuz. Bu mutat bir ziyaret” yanıtını verdi.

Gördüğünüz yerde vurun

Temmuz 15, 2008

“Gördüğünüz yerde vurun”
Saddam Hüseyin’in Amerikalılar tarafından aranan eski sağ kolundan Iraklılar’a mesaj

15.07.2008 18:48

ABD tarafından devrilen ve Duceyl davasındaki kararla asılarak idam edilen Irak’ın eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in Amerikalılar tarafından aranan eski sağ kolu İzzet İbrahim El Duri, Iraklıları “düşmanı her yerde vurmaya” çağırdı.

Doğruluğu henüz kesinlik kazanmayan ses kaydında El Duri, El Arabiye televizyon kanalından yayımlanan ses bandında, Iraklıları “bu yılın Amerikan kuvvetlerine karşı zafer yılı olması için düşmanı her yerde vurmaya” çağırıyor ve ABD Başkanı George Bush’a, “5 yıldan fazla bir zamandır süren bir deneyime son vermesini ve Irak’ın işgal edildiği Mart 2003′ten beri verilen Amerikan kayıplarını ve ölü sayısını açıklıkla ilan etmesini” tavsiye ediyor.

En son Mart 2006′da Arap liderlerini Irak direnişini tanımaya çağıran El Duri, bu yeni kayıtta, El Kaide’nin Irak’taki kolunu ve Iraklı radikal Şii lideri Mukteda Sadr’ın Mehdi Ordusunun eylemini eleştirerek, “Bizim direnişimiz, kendisinden sayı ve silah bakımından hayli üstün olan ve bugün bir kentte, ertesi gün de bir başka kentte zafer kazanan düzenli ordulara karşı seferber olacak bir ordu değil, El Kaide de değil, Mehdi Ordusu da değil” ifadesini kullandı.

Ancak El Duri, Irak’ta hangi grubun başında bulunduğu hakkında bilgi vermedi.
Birçok kez “öldü” denilen El Duri, Amerikalılar tarafından en çok aranan kişiler listesinin başında yer alıyor ve Saddam Hüseyin’in Baas rejiminin hala firarda olan en üst düzey yetkilisi konumunda bulunuyor. Eylül 2004′te Iraklı yetkililer, Nisan 2008′de de El Arabiye televizyon kanalı El Duri’nin yakalandığını ileri sürmüş, 11 Kasım 2005′te de Baas partisi El Duri’nin öldüğünü iddia etmişti. El Duri, aralık ayında internetteki bir sesli kayıtta öldüğü haberlerini yalanlamıştı.

Bayrağa yapılan saygısızlık kabul edilemez

Temmuz 15, 2008

DTP: “Bayrağa yapılan saygısızlık kabul edilemez”
DTP’lilerin Diyarbakır’daki basın açıklaması sırasında okul bahçesindeki bayrak indirilmeye çalışılmıştı

15.07.2008 19:26

DTP Diyarbakır İl Örgütünden yapılan açıklamada, dün partilerince yapılan basın açıklaması sırasında, kendini bilmez birkaç kişi tarafından bir okulun direğindeki bayrağın indirilmeye çalışıldığı, bunun kabul edilemez olduğu belirtildi.

DTP Diyarbakır İl Örgütü’nün yazılı açıklamasında, dün partilerince yapılan basın açıklaması sırasında, alanın yanında yer alan okulun direğine asılı bayrağın kendini bilmez birkaç kişi tarafından indirilmeye çalışıldığı kaydedildi.
Bayrak indirme girişimini fark eden parti yöneticilerinin müdahalede bulunduğu ve bayrağı söz konusu kişilerden alarak, okul idarecilerine teslim ettiği belirtilen açıklamada, ”Bayrağa karşı yapılan bu saldırıyı kabul edilemez buluyor ve kınıyoruz” denildi.

Hoşgeldin Hayatımın Mavisi

Temmuz 13, 2008

Geceydi seni bana taşıyan…
Sen geceye yakındın, bende sana….
Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin.Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin…..
Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.Nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.Soramadığım sorularım..
Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı….
Şimdi özgür bıraktım özlemi.Şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende.Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin.Susmak ne çok akıllandırmış beni… Ne çok biriktirmişim kelimelerimi….
Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni.”Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum.”, yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum.Seninle olmanın, seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin…..
Bir büyüysen bozulma. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma. Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın. Ruhuna talibim ben asıl gerçek bu. Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak. Dedim ya, sen geldin.Bir de mavi var öyle ya…..
Nereye saklamıştım maviyi ? Kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim ? Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun ? Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları. Maviyle anılıyor görebildiğim her şey.En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum. Sen maviyle geldin..
Sahi , çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben…
Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk. Yalansız ve saf olacak. Kumdan kaleler yapacak, içine seni koyacak. Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak.Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiç bir oyunda “ebe” olmayacak.Korkma , içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim.Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin.Yoktum ben , senden önce yoktum sanki. Sen geldin varlığını bildim. Sen geldin bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm. Sen geldin ben oldum, aşk oldum.
Sen geldin….
ama ne güzel geldin…

Celal Güllüoğlu

“Lütfen! Bugün bir gülümseyiver”

Temmuz 13, 2008

“Lütfen! Bugün bir gülümseyiver”
‘Çünkü ölmeni istemiyorum’ Gülmek insan ömrünü uzatıyor…

Çeşitli nedenlerden dolayı yoğun stres altında yaşayanlara destek olmak amacıyla Konya’da kurulan bir dernek, insanları güldürmek, aralarındaki sevgiyi yaygınlaştırmak için çeşitli faaliyetler yürütüyor.
Konya’da 2 ay önce kurulan Muhabbet Hareket İhsan ve Temizlik Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Kapar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gündelik iş hayatında çeşitli nedenlerden dolayı yoğun stres altında yaşayanların huzur ve mutluluklarını artırmak, aralarındaki muhabbeti geliştirmek amacıyla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saim Açıkgözoğlu ile birlikte derneği kurduklarını söyledi.
Derneğin faaliyet alanlarını, isminde yer alan muhabbet, hareket (üretmek, spor yapmak, çalışmak), ihsan (iyilik etme, iyi olma) ve temizlik kavramlarının oluşturduğunu dile getiren Kapar, ”Biz, derneğimizin isminde geçen kavramlar ve gülümseme, iyilik etme, huzur ve barış gibi yandaş değerleri toplumun gündemine getirmek bu değerlerin gelişmesini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Dernek olarak ilk slogan olarak ”Gülümseme”yi seçtiklerini, bu çerçevede de faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Kapar, ”Lütfen! Bugün bir gülümseyiver”, ”Duygular da kirlenir. Gülümseyerek temizleyiniz”, ”Gülümsemek ve gülümsetmek en zahmetsiz ikramdır”, ”İyilik sizin içinizde… Lütfen gülümseyerek çıkarınız” gibi sözcüklerin bulunduğu afiş, el ilanları bastırdıklarını, bunları vatandaşlara dağıttıklarını bildirdi.

-”GÜLME İNSAN ÖMRÜNÜ UZATIYOR”-

Kapar, bugüne kadar gülümsemeyle ilgili 5 bine yakın el ilanı, 500 civarında da afiş bastırdıklarını belirterek, şöyle devam etti:
”Bunun dışında camilerdeki din görevlilerine, bazı kaymakamlık ve belediyelerde çalışan memurlara gülme konusunda 300′den fazla konferans, seminer düzenledik. İnsanlara hep gülümsemelerini, muhabbet etmelerini, ihsanda bulunmalarını, çalışmalarını ve temiz olmalarını öğütlüyoruz. Onlara gülümsemeleri için var olan nedenleri, gülümsemenin faydalarını anlatıyoruz. İnsanlara temiz, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için günde 20 dakika veya haftada 200 dakika ‘Gülümseme yürüyüşü’ yapmasını öneriyoruz. Yani gülümseyerek, iyilikle, mutlu bir şekilde yürüyüş yapın diyoruz.”
Kapar, gülmenin psikolojik olduğu kadar fiziksel yönden de sağlık açısından büyük faydalarının bulunduğunu belirterek, ”Gülme insan ömrünü uzatıyor” dedi.

« Önceki Sayfa